Aydın Amatör

Thursday
Mar 11th
Text size
  • increase font size
  • Default font size
  • decrease font size
Anasayfa
Anasayfa

Anasayfa » HABERLER » SON HABERLER

SON HABERLER

The latest news from the Joomla! Team

1 - 10 arası sonuçlar (toplam: 564)

HABERLER/SON HABERLER
Yazar:yavuz
* Gençlerin ve çocukların kilo vermesi daha mı zor? Hayır, gençlerin kilo vermesi daha kolay çünkü gençlerin metabolizması daha hızlı. Kilo vermede bu çok önemli bir faktör. Gençler daha hareketli olduklarından, spor programlarını daha rahat uygularlar. Ayrıca, dış görünüşlerine yaşlılardan daha fazla dikkat ettiklerinden, diyet konusunda daha kolay motive olabiliyorlar. * Genç obezlerde metabolizma hızının yavaşlığına sık rastlıyor musunuz? Çok fazla görüyoruz. Buna özellikle gizli hipotiroit (tiroit bezinin az çalışması) neden oluyor. Diyete başladıktan sonra özellikle ilk 15 gün, bir ay içinde bazı metabolik şikayetleri oluyor; yorgun ve halsiz oluyorlar. Doktor kontrolünde düzeliyorlar. * Metabolizma hızı nasıl belirlenir? Metabolizma hızı; bazı aletlerle, kan tahlilleriyle, hormon düzeyleriyle ölçülebilir. Klinikteki hastaların metabolizmalarının yavaş olduğunu bir şekilde anlıyorsunuz. Belirgin şikayetleri oluyor. Hareketsiz ve halsiz oluyorlar, hareket ederken zorlanıyorlar. Saçları dökülüyor, kabızlık sorunu yaşıyorlar. * Metabolizma nasıl hızlandırılır? Üç şekilde hızlandırılıyor. Üçünü birden uyguluyoruz. Birincisi, metabolizmayı hızlandırıcı tiroit hormonları. İkincisi, bitkisel orijinli metabolizma hızlandırıcılar. Üçüncüsü, metabolizmayı hızlandırıcı yiyecekler. Mesela, narenciye grubundan limon ve greyfurt. Yemek aralarında bir tane greyfurt tavsiye ediyoruz. Bir de eğer midelerinde problem yoksa, taze limon suyu öneriyoruz. Limon yemek zor oluyor ama soda ile öneriyorum. Sabahları soğuk duş almak, metabolizmayı hızlandırır. Sabahları erken kalkmalarını ve sabah sporu tavsiye ediyoruz. Bunların hepsi gün içinde metabolizma hızlandırır. Akşam erken yatılacak; uyuyamayan biri zayıflayamaz. Ayrıca aç kalmak metabolizmayı zayıflatır; az az, sık sık yemelerini istiyoruz. * Çocukların gelişme geriliği yaşamadan diyet yapması mümkün mü? Biz buna diyet değil, 'sağlıklı beslenme' diyoruz. Çocukluğunda çok fazla beslenen çocuklar, sonradan obeziteye yatkın oluyorlar. Çocuklar, bebeklik çağından itibaren dikkatli beslenmeli. Çocuğun kilosu vücut kitle indeksinin üzerinde çıkarsa, o zaman diyet programı başlamalı. Her yaşta diyet yapılabilir. * Gençlerin performansları düşmeden diyet yapmaları mümkün mü? İlk şart; aç kalmayacaklar. İkincisi; besleyici unsurları mutlaka alacaklar. Amino asitlerden, proteinlerden zengin gıdalar alacaklar. Yumurta beyazı, proteindan çok zengindir. 18 yaşında bir genç, iki yumurta beyazı rahatlıkla yemeli. Üçüncüsü; vitamin zengini besinler tüketecekler. Taze yeşil yiyecekleri tercih etmeliler. Konserveler ve özellikle yapay içeceklerden uzak durmaları gerekiyor. * Gençlerdeki obezitenin kaynağı ne? Birinci neden; yanlış beslenme. Bebeklikte, çocuklukta ya da sonradan ortaya çıkabilir. İkinci neden; gizli hipotiroit. Yüzde 95'i böyle bir sorunu olduğunu bilmiyor. Kan testlerinden sonra ortaya çıkıyor. Üçüncü sırada ise genetik yapı geliyor. * Gençlere diyet sırasında neleri yasaklıyorsunuz? Yağlı yiyeceklerden, yapay içeceklerden uzak durmaları şart. Yemek saatlerini düzenlemeleri, gece yarısı atıştırmalarına son vermeleri gerekiyor. * İdeal kilo için hangi yeni alışkanlıkları geliştirmeleri gerekiyor? Mutlaka kahvaltı yapılacak, ara öğün şeklinde bir meyve mutlaka yenecek. Çoğu istatistiklerde görülüyor ki; obezlerin yüzde 50'sinden fazlası bilgisayar başında çok oturan insanlar. Bilgisayar çağının bize hediye ettiği en kötü şey; obezite. Yarım saat bilgisayar başında oturanlara 10 dakika yürümelerini öneriyorum. Çocukları bilgisayardan uzaklaştırıp, spora ya da oyuna itmek gerekiyor. * Genç biri diyet yapıyorsa ayda kaç kilo vermeli? Normal şartlarda, haftada bir ile en fazla bir buçuk kilo verdiği zaman çok iyi diyoruz. İdeal bir diyet, ayda * ile 6 kilo verilmesini sağlar. * Gençler arasında moda olan sıfır beden kadar obezlik de artıyor. Neden? Özellikle modaya uyma ve kişilik problemleri var. Kişilikleri çok mükemmeliyetçi olanlarda, obsesif olanlarda; ya aşırı kiloya ya da aşırı zayıflığa rastlıyoruz. Düşük kilo ya da fazla kiloluların hepsi bir şekilde çok hassaslar. Bu hassasiyet, psikolojik olarak hastalık seviyesine kadar ilerleyebiliyor. * Diyetten sonra verdikleri kiloları almamaları için neler yapmaları gerekiyor? Diyetten sonra kilo almamaları için o kiloda ne kadar sıkıntı çektiklerini devamlı hatırlamaları gerekli. Eski resimlerini, eski kıyafetlerini saklamalarını istiyorum. Zayıflayınca çok mutlu oluyorlar, bedenleri tekrar ortaya çıkıyor. Bazıları bunun hep böyle gideceğini zannediyor. Ama dikkat etmezlerse çok kolay kilo alabileceklerini unutmamalılar. Her an dikkatli olmaları gerektiğini söylüyorum. 2-3 seneye kadar yağ hücreleri kaybolmuyor, miktarları azalıyor ve en ufak bir tekrarda eski haline dönüyor. O açıdan diğer insanların gösterdikleri hassasiyetin 2-3 mislini göstermeleri gerekiyor.
Perşembe, 11 Mart 2010 | 1 tıklama | Yazdır | PDF |  Email
HABERLER/SON HABERLER
Yazar:yavuz
1.TAKIM 2.TAKIM Tarih Saha Saat SÖKESPOR İNCİRLİOVA BELEDİYE 13/03/2010 Söke Çim 15:00 SAĞLIKSPOR AYDIN BELEDİYESPOR 14/03/2010 A.Menderes St. 15:00 SÖKE GENÇLİKSPOR İSABEYLİ ŞIRLANSPOR 14/03/2010 Söke Çim 15:00 DAVUTLAR BELEDİYE YILDIZ FENERSPOR 14/03/2010 Davutlar St. 15:00 YILDIZGÜCÜSPOR DİDİM BELEDİYESPOR 14/03/2010 Nazilli İlçe St. 15:00 BOZDOĞAN BELEDİYE AYDINSPOR 14/03/2010 Bozdoğan St. 15:00
Perşembe, 11 Mart 2010 | Yazdır | PDF |  Email
HABERLER/SON HABERLER
Yazar:yavuz
Recep bey  spor yaşamınıza nasıl başladınız   Çok küçük yaşlarda başladıgım  futbol hayatımın degişmez bir parcası oldu. Çocukluk yıllarımda ögretmenlerim beni futbolda başarılı olacagımı söylüyorlardı ben ise Aydında 15 yaşında Amatöre başladım Amatörde kaç külüpte oynadınız Yedi külüpte futbol oynadım en uzun futbol oynadıgım kulüp Aydın tekstil oldu 17 yıl futbol oynadım Aydında Amatör futbol için neler söyleyeceksiniz Aydında amatör futbol desteklerin az olması sebebiyle bitme noktasına geldi gençlere destek cıkılmalı ve futbol oynamaları için teşvik edilmeli Şu ana kadar kaç gol attıgınızı ve ilk Golü hangi takıma attıgınızı hatırlıyormusunuz Amatörde çok uzun zamandır devam eden futbol hayatım boyunca toplamda 873 Gol attım ilk Golüde Aydın tekstilde  Çine Madran spora attım Futbola devam etmek istiyormusunuz Amacım gencleri yetiştirmek yaşım 45 olmasına ragmen bir türlü futboldan kopamıyorum bu sebeble Süper Amatörlerden bir takımda bir yıl daha oynamak isterim hedefim Aydında genclere destek olmak  ama Aydında beni herkes  Kaptan olarak biliyor umarım  gençlere örnek olmuşuzdur Aileniz futbol yaşamınızda nasıl etkisi oldu Futbola başladıgımda eşim beni penaltı noktasına dikecek diyordum çünkü eve ugramaya zamanım bile olmuyordu ama sporcu kişiligim ve eşiminde destegiyle Amatörde başarılı oldum,  Çocuklarımıda sporcu olarak yetiştirmeyi düşünüyorum Beslenmenizde özel bir  yemek yermisiniz Genelde sabahları kalkıp spor yaparım ve aç karnına pekmez ve tereyag yerim bu beni zinde tutuyor iş yaşantımda yogun bir tempom var bu sebeble hareketli oluyorum, Sabah Akşam spordan vazgeçmiyorum Unutulmaz bir anınız Futbola  Aydın spor sevdalısı olarak başlamıştım abimde Aydın spor ikinci ligte oynarken onların antramınına bakardım  ilk Abimle antramana Aydın spor sahasındayapmıştım. Bu Unutulmayan bir anıdır benim için Gençlere mesajınız varmı Yaşım şu anda 43 hep genç olsaydım demiyorum çünkü halen spor yapa biliyorum demekki gençlerde spor yapmayı alışkanlık yapsalar benim kadar başarılı olurlar spor sadece sahada degil tribünde özel yaşantıında da insan yaşamını etkiliyor başarı için sadece Futbol degil her alanda sporla ugraşmalarını tavsiye ediyorum Reçep Dalman olarak gençlerin benden yardım etmesi halinde onlara yardımcı olurum  spor yapmak isteyen herkesin başarısı için destege hazırım hedefim Birinci liglerde iyi bir takım çalıştırmak ama Aydında elimizden tutan olmadı ama yaşımız elverdikce bu Müçadeleye devam edecegim umarım sonunda başarıya ulaşırım dedi Bu sene Süper Amatörde Tugla sporla  süper amatörde futbol oynamayı düşünen Recep Dalman gençlerede sahip cıkalım diyor 
Çarşamba, 10 Mart 2010 | 5 tıklama | Yazdır | PDF |  Email
HABERLER/SON HABERLER
Yazar:yavuz
Gençlerin kilo vermesi daha kolay çünkü gençlerin metabolizması daha hızlı çalışıyor. Gençler daha hareketli olduklarından, spor programlarını daha rahat uygularlar. Ayrıca, dış görünüşlerine yaşlılardan daha fazla dikkat ettikleri için diyet konusunda çok daha kolay motive olabiliyorlar. EVDE İŞBİRLİĞİ YAPIN * Ailece kilo vermek daha mı kolay oluyor? Yeme alışkanlıklarıyla birlikte, obezlik de bazen ailede kalıtsal olabiliyor. Anne-babası şişman olan çocuklar, genellikle bu konuda ebeveynlerini takip ediyor. Bu durumda anne-baba diyet yaparken, çocuklar da yapabiliyor. Ama onlara, kendi metobolizmalarına göre farklı diyet programları öneriyoruz. Yedikleri aynı olsa bile, kilo verme şekilleri değişik olabiliyor. Ailece diyet yapanlar ya da sağlıklı beslenme düzenine geçenler, daha başarılı oluyor. * Genç obezlerde metabolizma hızının yavaşlığına sık rastlıyor musunuz? Çok fazla rastlıyoruz. Buna özellikle gizli hipotiroit (tiroit bezinin az çalışması) neden oluyor. Diyete başladıktan sonra özellikle ilk 15 gün ya da bir ay içinde, bazı metabolik şikayetler oluyor. Yorgun ve halsiz düşüyorlar ancak doktor kontrolünde düzeliyorlar. İYİ UYUYUN! * Metabolizma nasıl hızlanabilir? Üç şekilde hızlanabilir. Birinci yol, metabolizmayı hızlandırıcı tiroit hormonlarıdır. İkincisi, bitkisel orijinli metabolizma hızlandırıcılardır. Üçüncü yol ise; metabolizmayı hızlandırıcı etkisi olan birtakım yiyeceklerdir. Mesela; narenciye grubundan limon ve greyfurt metabolizmayı hızlandırır. Yemek aralarında bir tane greyfurtu, herkese tavsiye ediyoruz. Bir de eğer midelerinde problem yoksa, taze limon suyunu da öneriyoruz. Limon yemek zor oluyor. Bu yüzden ben, limonun soda ile tüketilmesini öneriyorum. Sabahları soğuk duş almak da, metabolizmayı hızlandırır. Herkese sabahları erken kalkmalarını ve sabah sporu tavsiye ediyoruz. Bunların hepsi gün içinde metabolizma hızlandırır. Akşam erken yatılması şart. Uyuyamayan biri zayıflayamaz. Ayrıca aç kalmak metabolizmayı zayıflatır. Az az ve sık sık yemek gerekir. * Diyetle verilen kiloları geri almamak için ne yapılmalıdır? Eski resimlerini ve kıyafetlerini saklayıp, onlara baksınlar. Zayıflamak için ne kadar uğraştıklarını unutmasınlar. Eğer dikkat etmezlerse; çok kolay kilo alacaklarını bilmeleri de şart
Pazartesi, 08 Mart 2010 | 8 tıklama | Yazdır | PDF |  Email
HABERLER/SON HABERLER
Yazar:yavuz
Herhangi bir engeliniz yoksa, hangi sporu yapmaktan zevk alıyorsanız onu yapın. Yüzme, bisiklet, koşma, yürüme bandında yürüme de olabilir, voleybol, basketbol da. Önemli olan, devamlı yapabileceğiniz, büyük kasları çalıştıran bir spor dalı olsun. Kalbimiz, ihtiyacımız olan egzersiz yoğunluğunu en iyi gösteren cihazdır. Yaşınız ve kalp atım sayınıza göre egzersiz yoğunluğunuzu örneğin yürüme ya da koşma temponuzu en doğru şekilde ayarlayabilirsiniz. Yaptığınız egzersizin derecesi, örneğin yürüyüş yaşınıza göre olması gereken kapasitenin altında ise, nabzınız yeterince artmayacak, bu yaptığınız sporun da kalp ve damar sağlığınıza az katkı sağlamasına neden olacaktır. Kısacası emeğinizin tam karşılığını alamayacaksınız. Bunun tam tersi kapasitenizin üstünde yoğun egzersiz yaparsanız, vücudunuz daha çabuk yorulacak, özellikle kalp ve damar sisteminizi aşırı yük nedeniyle riske etmiş olacaksınız. Spora yeni başlayanlarda ya da ara verip tekrar başlayanlarda spor esnasında görülen kalp rahatsızlıklarının en önemli sebebi bu durumdan kaynaklanır.” Uzm.Dr. Danaoğlu, spora başlayacakların ya da ara verip tekrar yapmak isteyenlerin en çok verimi alabilmeleri için öncelikle spor yapmalarına bir engel olup olmadığının belirlenmesi için doktor kontrolünden geçmelerini önerdi. Doktor kontrolünde kişinin genel sağlık durumunun, varsa kullandığı ilaçların (insülin, idrar söktürücü, kalp ilaçları gibi) yapabilecekleri sporlar ile kondisyon durumunun değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Uzm.Dr. Zülfikar Danaoğlu, şartlara göre bir dizi tetkik efor testi, EKG, kan tahlilleri istenebileceğini kaydetti. Uzm.Dr. Danaoğlu, spor yapanlara nabız ölçen saatlerden edinmelerini de önerdi. NABZINI SAY, SPORUNU YAP Uzm.Dr. Zülfikar Danaoğlu, kişilerin nasıl uygun nabız ölçüsünü bulacaklarını, neler yapmaları gerektiğini de şöyle sıraladı: “Uygun nabız ölçümüzü bulmak için, yaşımıza uygun yani zorladığımızda kalbimiz de sorun yaratmayacak şekilde çıkılabilecek maksimum kalp hızımızı saptamak gerekir. Maksimum kalp hızı yani dakikada atım sayısı erkekler için 220 den kişinin yaşı çıkarılarak bulunur, kadınlarda ise 226- yaş formülüyle bulunur. Hafif düzeyli egzersizde ilk 1- 2 ay hedef nabzımız, maksimum kalp hızınızın yüzde 60 ını geçmemelidir. Burada amaç vücudumuzu zorlamadan ileri seviyelere hazırlık yapmasına imkan vermektir. Örneğin 37 yaşında bir erkek için bu rakam 114 tür. Yürürken nabız sayımız 114 ün üstüne çıkınca yürüyüş tempomuzu azaltıp nabzımızı düşürmeliyiz. Hafif egzersiz seviyesinde bir problem yaşamayan ya da daha önce spor yapmış olan kimseler orta düzeyli egzersize geçebilirler. Burada spor yaparken maksimum kalp hızının yüzde 60 ile yüzde 80 arasında bir nabız seviyesi tutturmak gerekir. Bu düzey kalbimizi en az riske atıp, en çok faydayı sağlayabileceğimiz düzeydir. Zaman içinde kondisyon kazandıkça kalp hızınızın zorlamanıza rağmen çok artmadığını göreceksiniz. Ağır ya da ileri düzey egzersiz; uzun spor hayatı olan elit sporcular, düzenli egzersize alışık, dayanıklılık artırmayı amaçlayan kişiler maksimum kalp hızının yüzde 80 ini bulan nabızlarda rahatlıkla çalışabilirler. Bisiklette hedef kalp hızından 5, yüzmede 10 atım aşağısını hedeflemeliyiz. Her egzersiz öncesi mutlaka 5-10 dakika hafif tempoda yürüme ile ısınarak, germe egzersizleri yaparak eklem ve kaslarımıza zarar gelme riskini azaltabiliriz. Sporun faydasını görebilmemiz için hedeflediğimiz nabızda 40-60 dakikalık bir egzersiz süresi yeterlidir. Egzersizleri haftanın 3 günü değil, çoğu günü yapmaya gayret edin.”
Pazartesi, 08 Mart 2010 | 9 tıklama | Yazdır | PDF |  Email
HABERLER/SON HABERLER
Yazar:yavuz
MERSİN’de amatör küme futbol maçını yönetecek hakem Vecihi Karataş, maça gelmeyince U- 14 yaş grupları takımlarından Toroslar Belediyespor Futbol Takımı ile Kuvvayı Milliye Futbol Takımı futbolcuları soğuk havada 45 dakika sahada bekledi. Genç futbolcular üşümemek için ısınma hareketleri yaparken, kulüp yöneticileri maçı yönetecek hakem Vecihi Karataş’ı bulmadı ve maç oynanmadı. Hakem 18 yaşındaki Vecihi Karataş'ın ise o saatte amatör küme takımlarından Gençlerbirliği’nin futbolcusu olarak maça çıktığı anlaşıldı. Mersin'deki Ahmet Ayas Stadı’nda 6 Şubat günü karşı karşıya gelecek Toroslar Belediye Spor ile Kuvvayı Milliye Spor futbol takımları, maç saatine yakın ısınmak için sahaya çıktı. Oyuncular, kendi aralarında paslaşıp, koşular yaparak ısınırken, maçı yönetecek hakem Vecihi Karataş’ın stada gelmediği fark edildi. Toroslar Belediyesi Spor Kulübü Antrenörü Fuat Köle ile Kuvvayı Milliye Spor Kulübü Antrenörü İzzet Kızgın, hakem Vecihi Karataş’ın stada gelmediğini Mersin Faal Futbol Hakemler Derneği’ne bildirdi. Amatör futbolcular soğuk havada uzun süre sahada bekledi. Mersin Faal Futbol Hakemler Derneği, 45 dakika gecikmeli olarak karşılaşmayı yönetecek yeni bir hakem görevlendirdi. Ancak, futbolcuların soğuk havada hastalanmasından endişe duyan kulüp yöneticileri yeni hakemin gelmesini beklemeden sporcuları sahadan çekip, servis otobüslerine bindirerek götürdü. Toroslar Belediyesi Spor Kulübü Antrenörü Fuat Köle, görevlendirilmesine rağmen maça gelmeyen hakemin sorumsuzluk örneği gösterdiğini belirterek, şikayetçi olacaklarını söyledi. Köle, “Böyle bir şey olamaz. Hakem görevlendirildiği maçı unutarak, başka bir maçı seyretmeye gitmiş. Durumu derneğe bildirdik, ancak görevlendirilen hakem de sporcularımızı otobüslere bindirince geldi. Bu psikoloji ile çocukların futbol oynaması mümkün değil. Hakem hakkında şikayetçi olacağız” dedi. Yöneteceği maçı unutmakla suçlanan hakem Vecihi Karataş, amatör küme takımlarından Gençlerbirliği’nde futbolcu olduğunu, aynı saatte kendi maçı olduğu için U-14 yaş grupları maçına gidemeyeceğini, hakem ataması yapan yöneticilere ilettiğini söyledi. Kendi takımında futbolcu olarak sahaya çıkacağı için Toroslar Belediyesi Spor Kulübü ile Kuvvayı Milliye Spor maçında hakemlik yapamayacağını hakem atama sorumlusu Hüsamettin Çetinkaya’ya telefonla söylediğini ve yerine başka hakem görevlendirilmesini istediğini anlatan Vecihi Karataş, “Maçtan bir gün önce Hüsamettin Çetinkaya’yı arayıp, maçım olduğunu ve bu nedenle yerime yeni atama yapılmasını istedim. Ancak, Çetinkaya atamayı unutunca bu durum ortaya çıktı” diyerek kendini savundu. Bu arada İl Hakem Komitesi’nden adının açıklanmasını istemeyen bir yetkili de hakem Vecihi Karataş’ın sözlerinin doğru olduğunu, sıkıntının yerine hakem ataması yapılmamasından kaynaklandığını ifade etti.
Cuma, 05 Mart 2010 | 14 tıklama | Yazdır | PDF |  Email
HABERLER/SON HABERLER
Yazar:yavuz
Etkinlik için inşa edilen yapı ise, tamamen güneş enerjisiyle çalışan ilk stadyum olma özelliği taşıyor.Kaohsiung'daki 50 bin kişi kapasiteli stadyumun çatısı güneş pilleri ile kaplandı. Mimari olarak göz alıcı olan bu arenada kullanılan güneş pilleri, Tayvan firması Lucky Power Technology tarafından üretildi. Japon mimar Toyo Ito'nun dizayn ettiği stadyumun çatısında 8 bin 844 güneş pili kullanıldı. Bu paneller çatıda toplam 14 bin 155 metrekarelik bir alanı kaplıyor. Panellerin gündüz ürettiği enerji, gece saha içerisinde 3 bin 300 metrekarelik bir alanı aydınlatacak.Stadyumda müsabaka olmadığı zamanlarda güneş pilleri ile üretilen elektrik enerjisi kentin bağlaşımlı şebekesine verilecek. Bu sayede yapı, çevresindeki yerleşim birimleri için enerji üreten bir santral görevi üstlenecek. Çatıya monte edilen güneş pilleri, yıllık 1,14 milyon kilovat saat elektrik üretimi kapasitesine sahip. Böylece yıllık 660 ton karbondioksit doğaya salınmamış olacak. Stadyumun resmi açılışı önümüzdeki günlerde yapılacak.Uzmanlar çevreye hiçbir zarar vermeyen stadyumun, gelecekte tamamen güneş enerjisiyle çalışacak pek çok yapıya ilham kaynağı olacağını belirtiyor. Kaoshiung'da 11 gün sürecek oyunlar boyunca 99 ülkeden 4 bin 500 sporcu 35 dalda madalya için ter dökecek.
Cuma, 05 Mart 2010 | 11 tıklama | Yazdır | PDF |  Email
HABERLER/SON HABERLER
Yazar:yavuz
Sporunda modası mı olurmuş demeyin. Aerobikten stepe neler geldi geçti fitness aleminden. Son yıllarda formda kalmayı sağlayan pek çok spor yerini son teknoloji ürünü aletlerle yapılan egzersizlere bırakıyor Sporunda modası mı olurmuş demeyin. Aerobikten stepe neler geldi geçti fitness aleminden. Son yıllarda formda kalmayı sağlayan pek çok spor yerini son teknoloji ürünü aletlerle yapılan egzersizlere bırakıyor Yazı karşılamaya hazırlanırken birçok kişi daha fit ve ince görünmenin derdinde. Bugünlerde yürüyüş, bisiklet, step derken hemen herkes birçok sporun yakın takipçisi haline geldi. Öyle ki, son dönemlerde binlerce metrekarelik alanlara kurulmuş, mimarileriyle göz dolduran, içlerinde son teknolojinin ürünü spor aletlerini barındıran spor merkezleri de spor tutkunlarının gözdesi oldu. Adını şimdiye kadar hiç duymadığımız ve Türkiye`de ilk kez uygulanmaya başlayan bu sporlar, sporseverlerin bedenlerini fit tutarak keyifle spor yapmalarını sağlıyor.  Kilo vermek ve formda kalmak denilince FITNESS`TA SON TREND GRAVITY akla ilk fitness sistemleri geliyor. Ancak Coliseum Sportif Yaşam Merkezi fitness`ta son trend olan Gravity Egzersiz Sistemi`ni hayata geçirerek Türkiye`de bir ilki gerçekleştiriyor. Hızlı forma girmek isteyenlerin tercihi olan bu sistem, 250`den fazla egzersiz içeriyor. Farklı modellere sahip makinelerde yer alan eğimli ray sistemi sayesinde, vücudun kendi ağırlığını kullanarak tüm kas gruplarını harekete geçiren Gravity, eğim özelliğiyle en kolay hareketi bile güç sarf ettirici hale getiriyor. Eğitmenler, forma sokulmak istenen bölgelere özel çalışma olanağı sunan Gravity ile haftada üç gün 30 dakikada etkili sonuç alınabileceğini söylüyor. Coliseum`da Vibrogym ve Gliding gibi kısa sürede form tutmayı sağlayan yepyeni sporları da yapmak mümkün. YENİ BİR TEKNİK Türkiye`de ilk defa Pleon Sportivo`da yapılan ve geleneksel egzersizlerden farklı olan Balance Performance, yılın en trend sporlarından. Vücudun tüm kaslarını, bağlarını, tendonlarını denge sağlamaya zorlayan ortamda çalıştıran bu egzersiz, aktivite stüdyolarında gruplar halinde yapılıyor. Güç, denge ve dayanıklılığı geliştirirken eğlendiren bu spor vücudun hareket mekaniğine uygun çalışmasını da sağlıyor. Müzik eşliğinde yapılan Balance Performance, altı düz bir yarım daire topu andıran ders materyaliyle yapılıyor ve karın, sırt kaslarını çalıştırıyor. Son yıllarda spor tutkunları tarafından sıkça tercih edilen pilates yepyeni şekilleriyle uygulanıyor. Mayadrom Sports Center`da Türkiye`de ilk kez uygulanmaya başlayan Pilates Partner da bunlardan biri. Özellikle karın-sırt bölgesini, omurganın dayanıklılığını artıran ve eklemlerin hareket kabiliyetini geliştiren Pilates Partner ile çifte eğlence yaşayıp, çifte sonuç almak mümkün. ÇALIŞANLARA Mars Athletic Club(MAC) tüm gün çalışanları Türkiye`ye ilk kez gelen Dr. Wolff sistemiyle tanıştırıyor. Dr.Wolff ekipmanlarının hazırlanışının temelinde, çalışan insanın en büyük problemlerinden olan sırt ağrıları, kas zayıflamaları ve postür bozukluklarının çözümleri var. Saatte 800 kalori yakın Hollywood yıldızlarının vazgeçilmezi olan Bosu ise hem gündelik hayatta kullanılmayan kasları çalıştırmayı hem de bir saatte 800 kalori harcamayı sağlıyor. Çapı 40-50 cm arasında değişen, içi hava dolu yarım daire şeklindeki bir top eşliğinde yapılan Bosu, denge kaslarını çalıştıran sporlar arasında en yaygını. Suadiye sahilindeki The Shore Club`ın sporseverlerle buluşturduğu Bosu akımı grup dersi olarak veriliyor. İlk olarak sporcu sakatlanmalarında, fizik tedavi uzmanlarının kullandığı Bosu, özellikle kalça, bacak, karın bölgesi üzerinde etkili oluyor. Bosu`nun en önemli özelliklerinden biri ise yorgunluk hissetmeden bir saatte 800 kalori yaktırması. Şehirde kayak keyfi KIŞ sona ermeden kayak keyfini yaşamak isteyenlerin imdadına ise The Dome Indoor Ski Center yetişiyor. Avrupa ve Amerika`daki benzerlerinden birçok farkı olan pistlerde kayak ve snowboard, aynen dağda kullanılan ekipmanlarla ama daha kolay ve güvenli koşullarda yapılıyor. Tüm dünyada büyük ilgi gören bu yeni trend ile bel, bacak ve kalça kasları çalıştırılarak kalori yakmak da mümkün.
Cuma, 05 Mart 2010 | 13 tıklama | Yazdır | PDF |  Email
HABERLER/SON HABERLER
Yazar:yavuz
Amigo Orhan; Kılını kıpırtmadan tribünde dikilen Karıncaezmez Şevki'yi saymazsak ilk ve gelmiş geçmiş en büyük amigodur. Eskişehirsporun estiği zamanlarda ki unutulmaz amigodur. Tıklım tıklım trübünler çıt çıkarmazdı Eskişehir'de son 10 dakikaya kadar. 10 Dakika kala, çıkış tünelinden kırmızı kazaklı genç delikanlı koşarak sahanın ortasına gelirken ise kıyamet kopardı. Ortada herkesi susturur üçlü çektirir kırmızı şimşekler diye haykıran 20000 kişiye, tüyleri ürpertirdi.'' Es es es eski eski es '' sesleriyle sahaya çıkan Kırmızı Şimşekler o devirde son maçlarda kaç kere şampiyonluktan dönmüştü. Amigo Mehmet Abi;İnönü Stadı Kapalısına çıktığımızda, ancak çeyreğini doldurabiliyorduk. Kapalı lüks sayılıyor gariban gitmiyordu. Varol diye canti biri takılırdı önde bir iki alkış o kadardı tezahürat. Bu gün kapalıda bağımsız ve özgür tepinenler bunu Memed abi ve neferlerine borçludur.''korkma ölmez sendeki bu büyük taraftar, kupalara layıksın şanlı Galatasaray'' onun bestesidir, tüm kapalıya söylettirmişti. Bir Antalyaspor maçında takım 1-0 devreyi yenik kapatmış ikinci yarıya '' bu maçı alacaz başka yolu yok'' diye takımı çıkarmış, 2-1 galip getirmişti. İkinci devre bağırmayan bir kişiyi alt kata atmış Hıncal Uluç'a ''hayvanlar'' yazısını yazdırtmıştı. Amigo Çetin; Fenerbahçe açık trübün amigosuydu. En yaşlı amigoydu. Elinde davuluyla en öne geçer herkesi çöktürür,'' Kuşdilinden geliyoruz, takımızı seviyoruz'' der bütün taraftar'' oooy ooy'' sonrasında ''Feeeeeneeeer Bahçeeeemiiiz'' diye inletirdi her yeri. Amigo Orhan; Galatasaray açık trübününden hiç ses çıkmazdı o gelene kadar. Ödümüz kopardı sanki gelmeyecek diye. Maçın başlamasına yarım saat kala trübünün arkasından numaralının demirlerine tutunarak süzülür ortalarda bir yerdeki elektrik direğine kadar gelir herkesi susturur çöktürürdü. Sol eliyle direğe tutunur, bacaklarından birileri tutar İnönü Stadı açık trübün demirine çöker sağ elini sertçe sallayarak bağırırdı.'' Biiiiiir baba hindiiiiii, Olsaydı şimdiiiiiii'', hepimiz ellerimi açarak ve gırtlağımızı parçalayarak heeey allaaah sesleriyle doğrulurduk. Amigo Orhan; Nedense o zamanlar Orhan adı amigo adıydı. Siyah beyaz fotörlü şapkasıyla saha içinden bağırttırırdı. Bir milli maçta Mustafa Denizli'ye çıkış tünelinde attığı kafayla ölümsüzleşti. Amigo Birol; Milli takım amigosudur. Spor ayırımı yapmaz, güreşti, basketti, bokstu, işeme yarışıydı. Günümüze kadar gelen amigo her hangi bir yerde bir Türk bir yabancıyla kavga bile etse elinde bayrakla orada dikilir ne kadar seyreden varsa ''şeeeeeen ola Türkiye şeeeen ola'' diye bağırttırır. Milli maçlarda son zamanlarda genç trübün lidelerinden yediği dayaklardan korkmaz hala maçlara gelir. Kimse adam yerine koymaz. Amigo Sefa; Ankaragücü'nün ünlü amigosu Futbol terminolijisine ''Bastır Ankaragücü' lafını geçirmiştir. Bir Ankarücü maçında 19 Mayıs Stadında tıklım tıklım stadı çöktürmüş ve bağırtmıştır. ''Haaaaaaaydi bastır, yenilgin yastır'' Amigo Tombik ve Çarli; Sakaryasporun sempatik amigolarıydı. İkisi birden sahaya çıkar taraftarı beraber bağırtırdı.Barış Manço'nun o zamanki şarkısını uyarladılar. '' Aliiii yazaaaar, Veliiii bozaaar, Ananızı ........in Adapazaaar'' diye toplu küfür etirirlerdi. Amigo Ardiles; Bursaspor amigosuda sempatikti. Atkı şovlarını çok iyi yaptırırdı. Amigo Kıllı; Kayserisporun ayıdan bozma amigosuydu. Burnunun üstü bile kıllıydı. İki elini yukarı kaldırdığını ve yol tarafındaki kale arkasında ''gayseriii, gayseriiii'' diye bağıranları unutamam. Amigo İbo; Kocaelispor amigosu gelmezse sanki maç başlamazdı. Saha içi amigolarındandı. Ortadan çektirdiği üçlüden sonra aldığı alkışı gururla kabul ederdi.'' Yeemyeşiiiiiiil, Simsiiiiyaaaaah''. Bastır Körfez be nerdesin. Sonrasında kimler geldi trübünlere, kimler geçti. Varol, Mehmet, Kenan, Cem, Çarli, Peygamber Hüseyin(öldü), Tecavüzcü Çoşkun, Kemik,Paşa Hüseyin, Limoncu Ali, Yılmaz, Sebo, Öcü, Alen,Sefa. Hey gidi amigo diye sevdiğimiz, saydığımız, övündüğümüz trübün liderleri hey.
Cuma, 05 Mart 2010 | 13 tıklama | Yazdır | PDF |  Email
HABERLER/SON HABERLER
Yazar:yavuz
AYDINSPOR YILDIZGÜCÜSPOR 06/03/2010 A.Menderes St. 15:00 AYDIN BELEDİYESPOR BOZDOĞAN BELEDİYE 07/03/2010 A.Menderes St. 15:00 İNCİRLİOVA BELEDİYE KUŞADASISPOR 07/03/2010 İncirliova St. 15:00 DİDİM BELEDİYESPOR SÖKESPOR 07/03/2010 Didim St. 15:00 ÇİNE MADRANSPOR SAĞLIKSPOR 07/03/2010 Çine Çim 15:00 İSABEYLİ ŞIRLANSPOR DAVUTLAR BELEDİYE 07/03/2010 İsabeyli St. 15:00
Cuma, 05 Mart 2010 | 13 tıklama | Yazdır | PDF |  Email


Sayfa 1 > 57


Powered by AlphaContent 4.0.3 © 2008-2010 - All rights reserved

Giriş Yapın